Referandum: Ne nedir, ne değildir?

Referandum: Ne nedir, ne değildir?

Birçok kişi 12 Eylül’de yapılacak referandumda neye “Evet” veya neye “Hayır” diyeceği hakkında pek bilgi sahibi değil. Her ne kadar değişikliklerin neler getireceğini anlatan birçok yazar ve site olsa da “Çeşit iyidir” düşüncesiyle ben de dilimin döndüğü, kalemimin yazdığı karıyla yapılan değişiklikleri anlatmaya çalışayım.

Kızıma mektup

Kızıma mektup

Cennet bahçesinin gülü güzel kızım!

Belki sen farkında değilsin ama babanın 8 yıl önce seçtiği amcaların ve teyzelerin, sen ve senin gibi milyonlarca çocuk büyüdüğünde size daha güzel bir miras bırakabilelim diye sürekli çalışıyorlar.

Sfenks’in sorusu, Heron’un gözleri…

Yorumsuz!…

Sfenks’in sorusu, Heron’un gözleri…

Heron’un gözlerine bak komutan; kerâmet sahipleri gibi cübbenin yenleri içinden garip sûretler gösteriyor bize. İçimize kezzap damlıyor, çocuklarımız ikiye bölünmüş, ölümüne askercilik oynuyorlar, sen bakıyorsun, sadece bakıyorsun, hep bakıyorsun!

Senin babaannen bir maymundu yavrum!

Senin babaannen bir maymundu yavrum!

Vatan Gazetesi’nden Yiğit Bulut; evrimin yani bilinen haliyle insanın maymundan, geniş ve bilimsel anlamıyla ise bütün yaratıkların bir bakteriden uzun yıllar sonucu biyolojik gelişim ve değişimle geldiğini iddia edecek kadar sapkınlaşmış ahmakların tezlerine karşılık bir yazı yazdı.

İşgal altında idam sevinci

Kendimi bildim bileli Arap ırkının yaşadığı coğrafyada karışıklıklar ve savaşlar süregelmiştir. Arap topraklarının mazisine baktığınızda bu karışıklığın ırsî olduğunu göreceksiniz. Hz. Ali ve Muaviye döneminden başlayıp günümüze kadarki süreci gerekli araştırmaları yaptıktan sonra başka bir yazıda ele almayı düşünüyorum.

Kurtlar Vadisi, Sağır Oda ve Cem Uzan

Aile fertlerinin her birine onlarca favori dizinin düştüğü Türk Medyasında gerçek olayları üstü kapalı anlatan dizilerin en bilineni ve hakkında en çok spekülasyon yapılanı muhakkak ki Kurtlar Vadisi idi. Kurtlar Vadisi dizisinde rol alan herkesin gerçek hayatta bir karşılığı bulunmuştu.

Tuhaf yaratıklarız vesselam!

Türümüzden milyarlarca adet olduğu halde hiçbirinin bir başkası ile (asgari müşterekler hariç) aynı fikirde, yapıda, düşünce ve hareket tarzında olmayışı beni hayrete düşürdüğü kadar korkutmaktadır da. Farklılıklarımızdan ötürü hayrete düşmemin normal karşılanıp korkmamın yadırganabileceği kanısındayım. ‘Bu korkunun sırf sübjektif bir bakışla alakalı olmadığından ötürü anormalliğe gitmeyişidir’ buna vereceğim cevap. Çünkü bunun birden çok nedeni var.

Öğrencinin beleş yemek isteme hakkı

1995 yılında girdiğim üniversite ortamı, hayatın ne derece farklı merhalelerde yaşandığını, ne kadar çok yaşam biçiminin olduğunu öğrenmemde ilk adım oldu. Aslında durum yaşam biçimlerinin çeşitliliği gibi görünse de insanların farklılığının ve bu farklılıkları ne şekilde hayata yansıttıklarının bariz bir göstergesiydi.

Parakolik işlerimiz

Üniversite yıllarında müzik dinleme alışkanlığımız vardı. Her ne yapsak yapalım kulağımızda muhakkak Tahtakale’den harçlıklarımızdan artırdığımız paralarla aldığımız ucuz walkmanlerin kulaklıkları olurdu. Ders çalışırken, yurttaki odamızın ortasına masa koyup pişti oynarken, otobüsle okula veya gezmeye giderken.

İyiler genelde sonuncu olurlar

Uzun zamandır sendika, dernek ve vakıfların (layıkı ile çalışanları tenzih ederek) ne iş yaptıklarını merak edip durmuşumdur. Ve işin açıkçası kendimi ikna edecek pek sağlıklı bir cevap da bulamadım.