Çark enerjisi destekli sakin güç hukuku

Siyasetin zor bir iş olduğunu, sabır ve hoşgörünün azamisini gerektirdiğini anlamak için biraz empati yapmak yeterli olur her halde. Sosyal ve siyasal gelişmeleri yakından takip etme gayretindeki bir birey olarak; özellikle kaybetme psikolojisinin etkisiyle ihtirasları akıllarının önüne geçen ana ve yavru muhalefetin gün geçtikçe kabalaşan ve çirkinleşen üslubunun muhataplarının yüksek tahammül seviyelerine sahip olması kırıp-dökmemek için elzem görünüyor. Bu çirkin üslupla karşılaşanların gösterdikleri olgunluk ve anlayışı hayretle karşılamıyor değilim. Ben olsaydım, anladıkları dilden cevap vermesem rahat edemezdim sanırım.

Ana ve yavru muhalefetin bu denli çığırından çıkmasının nedenlerini anlamak için Türkiye’nin son dönemde yaşadığı gelişimi ve değişimi iyi okumak gerekir.

Kendini bulunduğu veya bulunması gereken yerden tam aksi bir istikamete (statükocu ve din ecnebisi CHP’nin yanına) konumlandırmasından ötürü geçmişiyle çelişen, bu günlere gelmesinde emekleri bulunan kişileri (parti yöneticilerinin deyimiyle eskilerini) aforoz edip üstüne bir de aşağılayan MHP, öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki genel seçimler için pek de umutlu değil. Ekonomi doktorumuz, son yapılan referandumda ortaya çıkan taban kaymasının önüne kavgacı siyasetle, hakaretamiz üslupla geçebileceğini düşünüyor olmalı ki hırçınlık seviyesini gün geçtikçe artırıyor.

Ekonomi doktorunun liderliğindeki MHP’nin geçmişten günümüze izlediği yolu ve politikayı ayrı bir yazıda değerlendirmek daha iyi olacaktır. Çünkü bu yazımızın konusu yavru değil ana muhalefet!

Nitekim; son dönemde özellikle referandum yoluyla yapılan değişiklikler sonucu dedelerin direktifleriyle CHP yörüngesinde amel eden yargının daha bağımsız bir adalet sistemi için umut vadetmesi statükoyu korkutmuş olmalı ki; bu korkusunu statükocu elitist zümrenin on yıllardır yegane temsilcisi ve sözcüsü CHP vasıtasıyla dışa vurmaktan çekinmiyor.

Daha önce bürokratik vesayetin fikir ve düşüncelerinin daha gür ve güçlü çıkması için kullanılan ekstra ses yükseltme ve korku salma araçlarından üniversitelerin yeni YÖK ve değişen üniversite yönetimleriyle asli görevlerine dönmesi, ordu içindeki cunta heveslilerinin (henüz azalmasalar, tasfiye edilmeseler bile) eskisi kadar rahat ve fütursuzca hareket edemiyor olmaları, kindaş medyanın kara propagandalarının güven sorunları nedeniyle artık kamuoyu üzerinde eskisi kadar etkili olmaması CHP’nin yalnız ve güçsüz kalmasına neden oldu. Köşeye sıkışıp etkinliği azalan CHP de tıpkı ruh ikizi MHP gibi daha saldırgan bir üslup benimsiyor.

Saldırgan üslubun alıcısının sınırlı olmasından olsa gerek, bu üslubu bir de demagojik argümanlarla süsleyip daha fazla taraftara hitap etme eğilimleri de görüyorum CHP’de. Demagoji yapmasını sağlayacak argümanların başında “hak-hukuk” kavramlarının olması kaçınılmaz. Bu kavramları siyasi polemik malzemesi yapan bir partinin, öncelikli olarak kendisinin mevzubahis kavramları benimseyip özümsemiş olması gerekir. Lakin CHP’nin gerek geçmişinde, gerekse özünde tutarlılık denen meziyet hiç olmadı. Görünen o ki; bu vakitten sonra da olacağa benzemiyor.

Birkaç gün önce günümüzün popüler sosyal medya araçlarından birkaçında belirttiğim fakat işin vahametinden ötürü bir de günce yazısı yazma ihtiyacı hissettiğim olay; ağırlıklı olarak “hak-hukuk” kavramları üzerinde siyaset yapan ve sözüm ona sosyal demokrat olan bir partinin yüzünü kızartması gerekecek derecede vahim bir durum. Her ne kadar parti yönetiminin, teknik konularda bilgi sahibi olmadığını söyleyip çark mekanizmasını çalıştırarak bu ayıptan kurtulması kuvvetle muhtemel olsa da ben üzerime düşen vazifeyi yerine getireyim istiyorum.

Bahsettiğim şey; yeni genel başkanlarının parti eskilerini devre dışı bıraktıktan sonra kendisine gelen güven ve şevkle yenilettiği parti internet sitesinin tasarımı. Diyeceksiniz ki; “E, ne var bunda? Gayet de güzel yapmışlar chp.org.tr’yi.”

Güzellik göreceli bir kavram olsa da eski sitelerine nazaran daha güzel olduğunu söylemek yalan olmaz. Hatta altyapı olarak benim de üzerinde epey proje geliştirip tasarım yaptığım WordPress kullanılmış olması da WordPress’in kabiliyetleri açısından güzel bir örnek olsa gerek. Tasarımını 35 dolara satılan bir tasarım şablonu (tema) ile yapmalarına da sözüm yok. Lakin, 35 dolara alınan temanın ve ücretsiz olarak dağıtılan eklentilerin yapımcı bilgilerinin değiştirilip tasarımcı firma tarafından yazılmış imajı verilmesi hem etik değil, hem de kullanılan tasarım şablonunun / ücretsiz eklentilerin lisans koşullarına aykırı bir eylem.

İsterseniz burada teknik konuların yabancısı okuyucular için birkaç noktaya açıklık getireyim. WordPress, bir internet sitesinin olmazsa olmaz öğelerinden olan “alan adı”, “barındırma” ve “tasarım-yazılım” sacayağının sonuncusu olan tasarım-yazılım kısmını oluşturmada kullanılabilen ve ücretsiz olarak dağıtılan bir içerik yönetim sistemi. Birçok tasarımcı ve yazılımcı, sürekli geliştirilen bu sistem için ihtiyaçlara göre tasarım şablonu ve eklenti yapıp cüzi miktarlara satar ve para kazanırlar. Ücretsiz dağıtılsa da, bir ücret karşılığı satılsa da bu tasarım şablonlarının ve eklentilerin lisans koşulları vardır. Bu lisans koşullarına aykırı davranmak dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde suç teşkil eder.

Dönelim asıl konumuza; yeni CHP’nin yeni internet sitesinde yapılan yukarıda belirttiğin arızaları görünce insan sormadan edemiyor; “Hani sizin hak-hukuk hassasiyetiniz?

Ama canım parti yöneticileri işlerini bırakıp sitelerinde kullanılan tasarımın veya eklentilerin lisans koşullarına uygunluğunu mu denetlesinler?” diye soranları duyar gibiyim.

Evet, denetlesinler. Hatta denetlemeliler. Çünkü denetlemezlerse;

  • Cunta heveslilerini kahraman göstermek,
  • Darbelere zemin hazırlayanların ve bu amaç uğruna kullanılanların avukatlığına soyunmak,
  • Polislere tekme ve sopalarla saldıran sözde öğrencileri koluna takıp meclise gelmek,
  • Haklarından fazlasını aldıkları halde mağdur edebiyatı yapan birkaç TEKEL işçisini yasa dışılığa teşvik edip “onlarla birlikte biber gazı yemiş” ayaklarına yatmak,
  • Bir katille röportaj yapanları eleştirip başka bir katilin mezarına karanfil bırakmak,
  • Seks kasetleri orta yere dökülen müntesiplerine arka çıkıp pişkin pişkin “özel hayat” edebiyatları yapmak gibi onlarca, hatta belki de yüzlerce utanılası sabıkalarına bir yenisini daha eklemiş olurlar.

“Hak-hukuk”, rakipleri yıpratmak için CHP’ye bahşedilen bir silah değil; herkese aynı ölçülerde uygulanması gereken ölçülerin tamamıdır. CHP, eğer bu ölçüleri keser gibi hep kendi heybesindekileri artırmak için kullanırsa, on yıllardır özlemini duyduğu seçim kazanma hasretini giderememekle kalmayacak, steril mekan burjuvazisi seçmenleri dışındaki halkın nazarında kabul görmeme mahkumiyetlerini de ebedileştirecektir.

Velhasıl; teknoloji kullanımı konusunda oldukça özürlü olduğu; sabık genel sekreterlerine “Yes – No Önder” lakabı takılmasına neden olan, yine sabık liderlerinin seks kasetine açıklık getirmek için ekrana çıkardıkları sözde bilirkişinin “Bacak Kılı Bilimsel Araştırması” başlıklı raporu sunmasına kadar varan pek çok olayla kanıtlanan CHP’nin 35 dolarlık bir tasarım şablonunun lisans bilgilerini değiştiren sözde bilişimcilerle çalışıyor olması oldukça vahim.

Ben her ne kadar bir durum tespiti için iki sayfa yazı yazmış olsam da; çark enerjisi destekli sakin gücün (Çarkçıbaşı) bu duruma da bulacağı bir kıvırma hamlesi illa ki olacak ve benim serzenişlerim de muhtemelen bu sayfalarda öksüz ve yetim kalacaktır…

Çark enerjisi destekli sakin güç hukuku

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Lütfen bütün alanları doldurun.