Belki de sandığımız kadar uzun bir yol değildir hayat.
Bir yerden bir yere varmaktan ziyade geçtiğimiz yerlerin farkına varmak içindir belki.
İnsan, zamanla sahip olduklarından çok vazgeçtikleriyle tanışır, yüzleşir.
Gürültünün içindeki sessizliği, kalabalığın içinden yalnızlığı, telaşın içinden sükûneti görür, öğrenir.
Sonra bir gün anlar ki huzur, hayatın bütün sorularına cevap bulmakta değil; bazı soruların cevapsız kalmasına da razı olabilmekte.
Her şey geçiyor.
İnsan, zaman, sevinç, keder…
Ve geçen bunca zamandan geriye yaşanmışlıkların içinden süzüldüğüne şahit olduğumuz birkaç sade an kalıyor.
Belki hayat dediğimiz şey de tam olarak budur.
Geçip giden zamanın içinde kendimize ait birkaç ânı gerçekten yaşayabilmek…
