Unutması çok zormuş gözlerinin rengini
Başka bir aşka kapı açamam bundan sonra
Yüreğimde yanarken bu sevdanın yangını
Etrafa tebessümler saçamam bundan sonra
Seni kıracak bir söz istesem de diyemem
Bu ölümsüz sevdadan ölsem bile cayamam
Kalbimdeki yerine başkasını koyamam
Kendime başka bir yar seçemem bundan sonra
Baş koydum bu sevdaya sonuna kadar varım
Yanımda sen olmasan bil ki duygular yarım
Her geçen gün artsa da çoğalsa da efkarım
İçmemeye and içtim içemem bundan sonra
Mutluluğun adına diktiğim gül solsa da
Tüm dünyanın serveti yalnız benim olsa da
Bu diyarı terk etmek bir tek çözüm olsa da
Bu sevdayı bırakıp kaçamam bundan sonra
Tercan Keskin
Berkemal değil artık kalbimin asayişi
Hasretinle yoruldu deli gönlüm, Azize!
Aşka uyarlıyordu her sözü, her deyişi
Lügatlere darıldı deli gönlüm, Azize!
Bilseydi gideceksin en sonunda Hasan’a
Tereddütsüz, koşulsuz uyar mıydı yasana?
Sevgi paylaşmak diye “Tasam” dedi tasana
Bin yerinden kırıldı deli gönlüm, Azize!
Eremedi şu yalan dünyada bir ahtına.
Yerimde her kim olsa lanet eder bahtına.
Sayende ıstırabın, sefilliğin tahtına,
Sultan olup kuruldu deli gönlüm, Azize!
Bende umutlar kırık hayaller darmadağın,
Sendeyse zevk-ü sefa nişan, nikâh ve düğün.
Ettiklerinden sebep günde en az üç öğün
Çarmıhlara gerildi deli gönlüm, Azize!
Direndi her acıya kar etmedi inadı,
Yenik düştü kırıldı bin yerinden kanadı.
Ne zaman arandıysa ayyaşa çıktı adı
Meyhaneden soruldu deli gönlüm, Azize!
Zerre kötülük yoktu niyetinde özünde,
Günahsızken kavruldu hasretlerin közünde.
Ciğerleri beş para etmezlerin gözünde
Hor ve hakir görüldü deli gönlüm, Azize!
Hep sonbahar yaşarım yazdan hazana kadar.
Nefretimden içerim her gün sızana kadar.
Ayrılık yasasıyla buradan Fizan’a kadar
Mahkûm olup sürüldü deli gönlüm, Azize!
Tercan Keskin
Kar düştü saçlarıma ömrümün baharında
Değmezlerin uğruna her mevsim kışa döndü
Beyhudeymiş varlığım dünyanın nazarında
Sayende deli gönlüm kanatsız kuşa döndü
Ağlamayı sevmezdim şimdi doyamaz oldum
Aşk adına kimseden tek söz duyamaz oldum
Hiç kimseye gönülden “Sevdim.” diyemez oldum
Sevmiyorum kimseyi yüreğim taşa döndü
Meze olup harcandım dertlerin masasına
Uymak zorunda kaldım feleğin yasasına
Yıllarımı harcadım bir aşkın tasasına
Seneler talihimin çarkında boşa döndü
Anladım ağlatmakmış kaderimin emeli
Dinmez oldu başımda esen ızdırap yeli
Sıla ile gurbetin arasındaki yolu
“Bitirdim.” dediğimde yeniden başa döndü
Tercan Keskin