Duyulmadıkça anlamını yitirir kelimeler. Ve yine bilirsin ki; sessizlik, herkesin konuşmayı bildiği bir lisan değildir. Kırık kalplerin tarifsiz çığlığı, anlaşılamamış yüreklerin yolculuk rehberidir sessizlik.
Tıpkı mevsimler gibidir hayat da. Ve yenilenip değişerek şekillenir her doğan günün seherinde. Unutma, her mevsimin bir hikayesi, her zamanın bir ruhu vardır. Ve her son, yeni bir başlangıçtır anlayabilene.
Her şeyi ve herkesi geride bırakıp ruhun derinliklerine doğru uzun bir yolculuğa çıkmak gerekir bazen kendinle, tek başına.
Yaşadığımız çağın en değersiz şeyi maalesef “gerçek”. Evet, evet; bildiğimiz, herkesin bildiği ama bilmezden geldiği “gerçek”. Para etmiyor çünkü. O yüzden kimse gerçeğin peşine düşmüyor, gerçeği aramıyor, gerçeği görmüyor, gerçeği söylemiyor.
Sorunların, onlara birer gün tayin edip anmayla çözüleceği, bu günleri ananların da sorunların çözümü konusunda üzerlerine düşen görevi yapmış olacağı intibaı verme yanılsaması nasıl da büyük bir kandırmaca!




