Zamparalık Destanı

Canım cicim ayları yok benim mevsimimde
İcraat da olacak sözle yetinmiyorum
Aşk narına yanmaktır arzum da hevesim de
Yakan ateş olacak közle yetinmiyorum

Dokunma

Sen beni terk edeli yar edindim korkuyu,
Hasretinle kavruldum, küllerime dokunma!
Gurbet çekilmez çile, yalnızlıksa körkuyu,
Çözülmüyorlar ama fallarıma dokunma!

Bundan Sonra

Unutması çok zormuş gözlerinin rengini
Başka bir aşka kapı açamam bundan sonra
Yüreğimde yanarken bu sevdanın yangını
Etrafa tebessümler saçamam bundan sonra

Azize

Berkemal değil artık kalbimin asayişi
Hasretinle yoruldu deli gönlüm, Azize!
Aşka uyarlıyordu her sözü, her deyişi
Lügatlere darıldı deli gönlüm, Azize!

Feryat

Kar düştü saçlarıma ömrümün baharında
Değmezlerin uğruna her mevsim kışa döndü
Beyhudeymiş varlığım dünyanın nazarında
Sayende deli gönlüm kanatsız kuşa döndü

Ağlarım

Girdabına düştüm dermansız aşkın
Durmadan gözyaşı döker ağlarım
Genç yaşımda oldum perişan düşkün
Her nefeste bin of çeker ağlarım

Gülyarim

Bazen kızıp deli deli esince
Rüzgarında üşüyorum Gülyarim
Zaman gelip selamını kesince
Yollarına düşüyorum Gülyarim

Mezarcı

Yarimi toprağa gelin ettiler
İstemem teselli verme mezarcı
Deli gönlüm ona kavuşmak diler
Kötüyüm halimi sorma mezarcı

Yıllara Yazık

Beş para etmeyen sevdan uğruna
Yoluna serdiğim yıllara yazık
Ümidimi ekip elin bağrına
Bahçemden derdiğim yıllara yazık

Seni Aradım

Hasretin ağlattı beni dün gece
Gözümün yaşında seni aradım
Dolaştım sabaha kadar delice
Her köşe başında seni aradım